
Zeki Müren'in vefatının ardından bütün Türkiye, bu büyük sanatçıyı son yolculuğuna uğurlamak için bir araya geldi. Cenazesi, doğduğu şehre — Bursa'ya — getirildi. Sanat hayatı İstanbul'da, İzmir'de, Bodrum'da geçmişti; ama yolculuğu, başladığı yerde, Hisar'ın çocuğunun memleketinde son buluyordu. Zeki Müren, Bursa'nın Emirsultan Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenazesine on binlerce insan katıldı; gözyaşları, dualar, sevgi gösterileri arasında, bir efsane sessizliğe uğurlandı. Onu yalnızca hayranları değil, bütün bir ülke, ortak bir hafızanın bir parçasını yitirmenin acısıyla uğurladı. Emirsultan, Bursa'nın en saygın, en manevi mekânlarından biridir. Zeki Müren'in bu kabristana defnedilmesi, onun memleketine ve köklerine olan bağının son ifadesiydi. Mezarı, o günden bu yana hiç ziyaretçisiz kalmadı; her gün, yurdun dört bir yanından insanlar oraya, bir karanfil bırakmaya, bir Fatiha okumaya, sevdikleri bir şarkıyı içlerinden mırıldanmaya geliyor. Bir hayat tamamlanmıştı: 6 Aralık 1931'de Hisar'da başlayan, sahnelerin ışığında parlayan, 24 Eylül 1996'da İzmir'de sahnede sona eren ve sonunda yine Bursa toprağına dönen bir hayat. Doğduğu şehir, onu bağrına geri almıştı. Sanat Güneşi'nin bedeni Emirsultan'ın toprağına karıştı; ama sesi, şarkıları ve efsanesi, hiç sönmeyecek bir ışık olarak kalmaya devam etti.