
Zeki Müren'in sesi radyo aracılığıyla ülkeye yayılırken, Türk sineması da bu yeni yıldıza kayıtsız kalamazdı. 1953'te Zeki Müren ilk filmiyle beyazperdeye adım attı: 'Beklenen Şarkı'. Filmde, dönemin en büyük yıldızlarından, 'Türk sinemasının ilk kadın yönetmeni ve ilahesi' Cahide Sonku ile başrolü paylaştı. 'Beklenen Şarkı', bir müzikli melodramdı ve Zeki Müren'in hem sesini hem de varlığını sinemaya taşıdı. Film büyük ilgi gördü; çünkü seyirci, radyodan tanıdığı o sesi artık bir de görüntüyle buluşturabiliyordu. Zeki Müren'in zarif duruşu, ölçülü mimikleri ve elbette o eşsiz sesi, onu sinema seyircisinin de gözdesi yaptı. Bu ilk filmin ardından Zeki Müren'in sinema kariyeri yıllar içinde gelişti; on sekiz kadar filmde daha rol aldı. Bunların büyük kısmı, onun şarkılarının dramatik bir hikâyeyle örüldüğü müzikli filmlerdi. 'Berduş', 'Kırık Plak', 'Son Beste', 'Bahçevan' gibi yapımlar, Zeki Müren'i bir şarkıcı olduğu kadar bir sinema yıldızı olarak da Türk halkının hafızasına kazıdı. Filmlerinde seslendirdiği şarkılar, çoğu zaman filmin kendisinden daha uzun ömürlü oldu. Zeki Müren için sinema, sahnenin bir başka biçimiydi. Akademide aldığı görsel eğitim burada da işine yaradı; kameranın karşısında nasıl duracağını, ışığın yüzüne nasıl düşmesi gerektiğini, bir görüntünün nasıl kurgulanacağını içgüdüsel olarak biliyordu. Beyazperde, onun çok yönlü sanatçı kimliğinin bir başka kanadıydı; ama asıl evi, asıl tahtı, hâlâ sahneyi bekliyordu.