1939'da Sait Faik ikinci öykü kitabı Sarnıç'ı yayımladı. Semaver'le açtığı yolu derinleştiren bu kitapta, yazarın 'küçük insan'a, sıradan hayatın içindeki şiire olan ilgisi daha da belirginleşti. Sarnıç, Sait Faik'in ilk dönem yapıtlarının ikinci halkasıydı; 1940'ta yayımlanan Şahmerdan ile bu ilk dönem tamamlanacaktı. Bu yıllar Sait Faik'in adının yavaş yavaş duyulduğu, öykülerinin Varlık gibi dergilerde yayımlandığı, edebiyat çevrelerinde dikkat çekmeye başladığı bir dönemdi. Henüz büyük bir üne kavuşmamıştı; ama onu okuyanlar, Türk öyküsünde bambaşka bir sesin belirdiğini sezmişti. 14 Mayıs 1939'da Sait Faik, uluslararası Mark Twain Derneği'nin (International Mark Twain Society) onursal üyeliğine seçildi. Amerikan yazarı Mark Twain'in anısına kurulmuş bu derneğin onursal üyeliği, genç bir Türk öykücüsü için anlamlı bir tanınmaydı; öykülerinin sınırlarının ötesine geçtiğinin işaretiydi. Yine de Sait Faik bu tür unvanların peşinde koşan biri olmadı. Onun için asıl ödül, bir balıkçıyla kurduğu dostluk, bir çocuğun yüzündeki ifadeyi yakalayabilmek, bir öyküyü tam istediği gibi bitirebilmekti. Ün ve unvanlar gelip geçiyordu; o, adanın kıyısında, kendi sessiz işine devam ediyordu.