
16 Haziran 1938'de Sabiha Gökçen, Atatürk'ün isteğiyle tarihî bir uçuşa çıktı: tek başına, Vultee tipi bir uçakla beş günlük bir Balkan turu. Güzergâh İstanbul'dan başlıyor; Atina, Selanik, Sofya, Belgrad ve Bükreş üzerinden yeniden İstanbul'a dönüyordu. Balkan devletlerinin davetlisi olarak gerçekleştirilen bu tur, bir diplomasi ve prestij yolculuğuydu. İndiği her şehirde Sabiha, askerî törenlerle, coşkulu kalabalıklarla karşılandı. Atina'da Türkiye'nin Atina büyükelçisi Ruşen Eşref Ünaydın ile birlikte görüldü; Sofya, Belgrad ve Bükreş'te de benzer resmî karşılamalar yapıldı. Genç bir kadının tek başına uluslararası bir uçuşu tamamlaması, dönemin Avrupa basınında da geniş yankı buldu. Turun en simgesel anı Belgrad'da yaşandı: Yugoslav Genelkurmay Başkanı, Sabiha'ya Yugoslav Ordusu'nun en yüksek nişanlarından biri olan "Beyaz Kartal" nişanını ve beratını takdim etti. Bu, bir Türk kadın havacının uluslararası düzeyde aldığı en prestijli onurlardan biriydi ve Sabiha'nın ününü ülke sınırlarının çok ötesine taşıdı. Bükreş'te bir gösteri uçuşu yaptıktan sonra Sabiha, 22 Haziran'da İstanbul'a döndü. Tur, Türk basınında günlerce manşetlerde kaldı; Sabiha artık "göklerin kızı" olarak anılıyordu. Bu uçuş, onun bireysel başarısının zirvesi olduğu kadar, genç Cumhuriyet'in dünyaya gösterdiği modern, özgüvenli bir kadın imgesinin de zaferiydi.