
26 Şubat 1548'de Piri Reis, Hint Deniz Kaptanı olarak ilk büyük başarısını kazandı: Aden'i Portekiz'den geri aldı. Yemen'in güneyindeki Aden, Kızıldeniz'in Hint Okyanusu'na açıldığı kapıyı tutan stratejik bir limandı. Bu liman üzerindeki hâkimiyet, hem ticaret yollarının hem de askerî harekâtların kontrolü demekti. Aden, daha önce Portekiz'in eline geçmiş ya da Portekiz koruması altına girme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Piri Reis'in komuta ettiği donanma, bu kilit limanı yeniden Osmanlı kontrolüne soktu. Bu zafer, Osmanlı'nın Kızıldeniz'deki güney kapısını güvence altına aldı ve imparatorluğun Hint Okyanusu'ndaki varlığını sağlamlaştırdı. Aden zaferi, Piri Reis'in yaşlılık döneminde bile usta bir komutan olduğunu gösterdi. Onlarca yıllık deniz tecrübesi, uzak ve zorlu bir cephede bile sonuç veriyordu. Bu başarı, Osmanlı sarayına Hint Deniz Kaptanlığı atamasının doğru olduğunu kanıtladı. Aden'in alınmasının ardından Osmanlı donanması, Basra Körfezi yönünde de etkinliğini artırdı. İlerleyen yıllarda Körfez'deki bazı noktalar Osmanlı denetimine girdi. Piri Reis'in komutasındaki filo, Hint Okyanusu'nun kuzeybatı kıyılarında Portekiz'e karşı baskı kurmaya başlamıştı. Bu başarılı dönem, Piri Reis'in kariyerinin son parlak evresiydi. Aden zaferi, onun hâlâ Osmanlı'nın en güvenilir denizcilerinden biri olduğunu gösteriyordu. Ancak Hint Okyanusu'ndaki en büyük hedef — Basra Körfezi'nin ağzındaki Hürmüz kalesi — henüz fethedilmemişti. Piri Reis'in son ve en kaderli seferi, bu hedefe doğru olacaktı.