Askerlik görevini 1945'te tamamlayan Orhan Veli, İstanbul'a döndü ve Millî Eğitim Bakanlığı'nın Tercüme Bürosu'nda çevirmen olarak çalışmaya başladı. Bu büro, genç Cumhuriyet'in büyük bir kültür hamlesinin merkeziydi: dünya klasiklerini Türkçeye kazandırmak. Orhan Veli, Tercüme Bürosu'nda Fransız edebiyatından çeviriler yaptı. En sevilen ve en kalıcı çevirisi, ünlü Fransız fabl ustası Jean de La Fontaine'in masallarıydı. La Fontaine'in hayvanlar üzerinden insanlık hâllerini anlatan, mizahla bilgeliği birleştiren fablleri, Orhan Veli'nin sade ve nükteli diliyle Türkçede yeni bir hayat buldu. Bu çeviriler, Garip şiirinin yalınlık ve mizah anlayışıyla şaşırtıcı biçimde uyumluydu. Orhan Veli yalnız La Fontaine'le sınırlı kalmadı; Fransız şiirinden ve düzyazısından başka çeviriler de yaptı, eski Yunan şiirinden derlemeler hazırladı. Çeviri, onun için hem geçim kapısı hem de dünya edebiyatıyla derin bir alışveriş alanıydı. Aynı 1945 yılı, şair için yoğun bir yayın dönemiydi. 'Garip'in yeni ve genişletilmiş bir baskısı, bu kez yalnızca kendi şiirlerini içerecek biçimde çıktı. Ayrıca 'Vazgeçemediğim' adlı şiir kitabı yayımlandı. Orhan Veli artık yalnızca tartışılan bir yenilikçi değil, olgunluk dönemine girmiş, üretken ve sevilen bir şairdi.