Orhan Veli'nin çocukluğu Beykoz, Beşiktaş ve Cihangir semtleri arasında geçti. İlk öğrenimine, İstanbul'un en köklü okullarından Galatasaray Lisesi'nin ilkokul kısmında, yatılı öğrenci olarak başladı. İlk dört sınıfı bu okulda okudu; Galatasaray'ın disiplinli ve Fransız kültürüne açık ortamı, küçük Orhan'a erken yaşta Batı edebiyatının kapısını araladı. 1925'te ailenin hayatı yeni başkent Ankara'ya taşındı. Babası Mehmet Veli Bey, genç Cumhuriyet'in kültür kurumlarında görev almak üzere Ankara'ya gitmişti; Riyaset-i Cumhur Orkestrası'nın başında bulunuyordu. Orhan da annesiyle birlikte babasının yanına, bozkırın ortasında inşa edilmekte olan bu yeni şehre gitti. Galatasaray'ın Boğaz manzaralı, çınarlı bahçesinden Ankara'nın tozlu, çıplak ovasına geçiş, çocuk için büyük bir değişimdi. Ama Ankara, aynı zamanda yeni bir ülkenin ve yeni bir kültürün kuruluşuna tanıklık eden, genç ve hareketli bir yerdi. Cumhuriyet'in ilk kuşağı, bu şehirde yetişiyordu. Orhan Veli, ilkokulu Ankara'da tamamladı. Müzikle iç içe bir evde, kitapların ve sanatın değer gördüğü bir ailede büyüdü. Babasının orkestrası, evdeki notalar ve plaklar, onun ritim ve ses duygusunu besledi — ileride ölçüyü reddeden bir şairin bile şiirinde duyulacak o ince iç müzik, belki de bu çocukluk evinden geliyordu.