
Orhan Veli Kanık, 13 Nisan 1914'te İstanbul'un Boğaz kıyısındaki Beykoz ilçesinin Yalıköy semtinde dünyaya geldi. Birinci Dünya Savaşı'nın eşiğindeki Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarıydı; Boğaz'ın iki yakası hâlâ köşklerin, yalıların ve dar sokakların kuşatması altındaki sakin bir dünyaydı. Babası Mehmet Veli Bey, İzmirli tüccar Fehmi Bey'in oğluydu ve müziğe yatkın, kültürlü bir adamdı; ileride Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın şefliğini yapacak kadar müzikle iç içeydi. Annesi Fatma Nigâr Hanım ise Beykoz eşrafından bir ailenin kızıydı. Orhan, ailenin ilk çocuğuydu; kardeşi Adnan Veli ileride gazeteci olacaktı. Henüz soyadı kanunu çıkmamıştı; 'Kanık' soyadını aile çok sonra alacaktı. Şairin doğduğu yıllarda o, yalnızca 'Orhan Veli'ydi — babasının adını taşıyan, deniz kenarında büyüyen bir çocuk. İleride bu iki kelimelik ad, Türk edebiyatının en tanıdık imzalarından biri olacaktı. Beykoz'un, Boğaz'ın ve İstanbul'un suları, sesi ve ışığı, onun şiirine ömrü boyunca eşlik etti. Yıllar sonra 'İstanbul'u Dinliyorum' adlı en ünlü şiirinde anlatacağı o duyusal şehir sevgisinin ilk tohumları, işte bu çocukluk coğrafyasında atıldı. Şair, hayatının büyük bölümünü Ankara'da geçirse de kendini hep bir İstanbul çocuğu olarak hissetti.