
Cumhuriyet'in ilanı bir başlangıçtı; Mustafa Kemal için asıl hedef, toplumu kökten çağdaşlaştırmaktı. 1924-1928 arası, art arda gelen büyük reformların yılları oldu. 3 Mart 1924, devrim tarihinin dönüm noktalarından biriydi. O gün TBMM, üç tarihî kararı birden aldı: Halifelik kaldırıldı ve Osmanlı hanedanı yurt dışına çıkarıldı; Şer'iye ve Evkaf Vekâleti kaldırıldı; Tevhid-i Tedrisat Kanunu — Öğretim Birliği Yasası — ile ülkedeki bütün okullar tek bir çatı altında, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlandı. Eğitim artık birleşik, çağdaş ve laik bir temele oturuyordu. 20 Nisan 1924'te yeni Anayasa (Teşkilât-ı Esasiye Kanunu) kabul edildi. 1925'te Şeyh Said İsyanı'nın bastırılmasının ardından, tekke ve zaviyeler kapatıldı; toplumsal hayatı geriye çeken kimi kurumlar tasfiye edildi. 25 Ağustos 1925'te Mustafa Kemal, Kastamonu gezisinde elinde bir şapkayla halkın karşısına çıktı; ardından çıkarılan Şapka Kanunu, kıyafette çağdaşlaşmanın simgesi oldu. Aynı dönemde uluslararası takvim ve saat sistemi benimsendi; 1 Ocak 1926'dan itibaren miladi takvim kullanılmaya başlandı. 1926'da kabul edilen Türk Medeni Kanunu, İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak hazırlandı. Bu yasa, evlilik, miras, boşanma ve mülkiyet alanında kadın ile erkeği büyük ölçüde eşit hâle getirdi; çok eşliliği kaldırdı, kadına mahkemede tanıklık ve eşit miras hakkı tanıdı. Mustafa Kemal'in çağdaşlaşma anlayışında, kadının toplumsal hayatın eşit bir öznesi olması merkezî bir yer tutuyordu.