
Sinan'ın dehası yalnızca camilerle sınırlı değildi. Onun en büyük başarılarından biri, İstanbul'un susuzluğunu çözen Kırkçeşme Su Tesisleri'dir. Hızla büyüyen başkent, içme suyu sıkıntısı çekiyordu. Kanuni Sultan Süleyman, bu sorunun çözümünü Sinan'a havale etti. Sinan, Belgrad Ormanları'ndaki dere ve kaynakların suyunu toplayıp uzun bir su yolu sistemiyle şehre taşıyacak devasa bir mühendislik projesi tasarladı. Bu sistemin en görkemli parçası Mağlova Su Kemeri'ydi. Alibey Deresi vadisinin üzerinden suyu geçirmek için Sinan, iki katlı, sivri kemerli, yaklaşık 257 metre uzunluğunda muhteşem bir kemer inşa etti. 'Muallakkemer' de denen bu yapı, hem kemerlerin oranlarındaki zarafet hem de mühendislik gücüyle bir su mimarisi şaheseridir. Kemerin ayakları, taşkın sularının basıncına dayanacak biçimde, akıntıyı yararak hesaplanmıştı. Mağlova'nın inşası kolay olmadı. Yapımı 1554'te başlamış, 1562 dolaylarında tamamlanmıştı; ama anlatıldığına göre olağanüstü bir sel ya da fırtına kemere büyük zarar verdi. Sinan, yıkılan kısmı yeniden inşa etti ve kemeri daha da dayanıklı hâle getirdi. Kırkçeşme sisteminin tümü 1563 yılında tamamlandığında, İstanbul'un çeşmelerinden temiz su akmaya başlamıştı. Bu su yolları, Sinan'ın bir mühendis olarak büyüklüğünü gösterir. Bir kemerin estetiği ile bir vadinin hidrolojisini, suyun eğimini, debisini ve basıncını aynı anda düşünebilen bir akıldı o. Mağlova Su Kemeri, yüzyıllar boyunca İstanbul'a su taşımaya devam etti ve bugün hâlâ ayakta durarak Sinan'ın hesaplarının ne kadar sağlam olduğunu kanıtlıyor.