
14 Şubat 2015 — Sevgililer Günü. Kayahan, hastalığının onu giderek daha fazla yorduğu o günlerde, son kez sahneye çıktı. Ve bu son konser, hayatının bir döngüsünü tamamlar gibi, çok anlamlı bir isimle birlikteydi: Nilüfer. Kariyerinin başında, Kayahan'ın bestelerini söyleyerek onu bir besteci olarak Türkiye'ye tanıtan kişi Nilüfer'di. 'Kar Taneleri', 'Geceler', 'Esmer Günler' — Kayahan'ın imzasını taşıyan bu klasikler, Nilüfer'in sesiyle ölümsüzleşmişti. Şimdi, otuz yılı aşkın bir süre sonra, hayatının son konserinde, Kayahan yine Nilüfer ile aynı sahnedeydi. Bir sanat hayatının başı ve sonu, böylece aynı isimde buluşuyordu. O Sevgililer Günü konseri, hem bir kutlama hem de sessiz bir veda gibiydi. Kayahan, hastalığının ağırlığına rağmen sahneye çıkmış, sevenlerine son bir kez şarkılarını sunmuştu. Bir ömrü sevgiye, aşka, dostluğa adamış bir sanatçının, son kez sahneye Sevgililer Günü'nde çıkması — bu, hayatla sanatın bir kez daha kesiştiği o sarsıcı anlardan biriydi. Konserden sonra Kayahan'ın sağlığı hızla kötüleşti. Yumuşak doku kanseri 2014'te üçüncü kez nüksetmiş, ardından solunum sorunları başlamıştı. Sanatçı, İstanbul'da hastaneye kaldırıldı. Bir ömür boyunca, hastalığı sahneden, müzikten, üretmekten alıkoymasına izin vermemiş olan Kayahan, son sahnesini de — tıpkı kariyerinin başlangıcı gibi — sevdiği bir isimle, Nilüfer ile, ve sevdiği tek günde, Sevgililer Günü'nde vermişti.