
15 Mart 2007'de Kayahan, son stüdyo albümünü yayımladı: 'Biriciğim'e'. Bu albüm, onun kırk yılı aşan müzik kariyerindeki son uzun çalışması olacaktı. Albümün sevgi dolu adı, Kayahan'ın bütün sanatının da bir özeti gibiydi: o, her zaman birine, bir sevgiliye, bir 'biricik'e sesleniyordu. 'Biriciğim'e', Kayahan'ın söz ve beste anlayışının olgun bir örneğiydi. Yıllar içinde sesi olgunlaşmış, söz dünyası derinleşmiş, ama o ilk günlerden beri taşıdığı içtenlik hiç değişmemişti. Albüm, uzun yıllardır kendisini dinleyen sadık bir kitleye, alışkın oldukları o sıcak, sevgi dolu Kayahan müziğini sundu. Bu albümün ardından Kayahan, tamamen susmadı; 2011'de '365 Gün', 2013'te 'Mevsim Hâlâ Sen' gibi tekli çalışmalar yayımladı. Ama bedeni, çeyrek asırlık bir mücadelenin yorgunluğunu taşıyordu. 1990'da başlayan kanser, 2005'te ikinci kez nüksetmişti. Kayahan, yıllar boyunca bu hastalıkla, onu durdurmasına izin vermeden, inatla yaşadı. Kayahan'ın hastalığıyla kurduğu ilişki, başlı başına bir sanat eseri gibiydi. O, kanserle geçen yılları bir 'hasta' kimliğiyle değil, bir sanatçı, bir baba, bir eş kimliğiyle yaşadı. Hastalığını kamuoyuyla paylaşırken bile karamsarlığa düşmedi; tam tersine, yaşama ve sevgiye tutunmanın bir örneği oldu. 'Yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşuruz' diyen adam, kendi hayatında da bu sözün hakkını veriyordu. Çeyrek asırlık bir mücadele, onu yıpratmıştı; ama asla teslim alamamıştı.