
1971 yılı, Kayahan'ın profesyonel müzik hayatının resmî başlangıcı oldu. Bu yıl, ilk 45'liğini — yani iki şarkılık küçük plağını — yayımladı: bir yüzünde 'Yosun Gözlü Sevgilim', öbür yüzünde 'Bir Mektubun Var'. Genç Kayahan, artık yalnızca arkadaş çevresine değil, plak dinleyen herkese sesleniyordu. O dönemin Türkiye'sinde plak çıkarmak, bir gencin hayatındaki en büyük adımlardan biriydi. Stüdyolar İstanbul'daydı, plak şirketleri sayılıydı, rekabet çetindi. 'Yosun Gözlü Sevgilim', büyük bir patlama yaratmadı; listelerin tepesine tırmanmadı, Kayahan'ı bir gecede yıldız yapmadı. Ama bir kapı açtı: Kayahan artık plağı olan, kayda giren, müzik dünyasının içinde bir genç sanatçıydı. Bu ilk plak, aynı zamanda Kayahan'ın daha sonra ustalaşacağı bir tarzın da ilk işaretlerini taşıyordu. Şiirsel, imgeli bir başlık — 'yosun gözlü sevgili' — duygulu, sade bir anlatım, sevda temalı bir söz dünyası. Kayahan'ın bütün kariyeri boyunca işleyeceği o iç dünya, o sevgi sözlüğü, daha ilk plağında kendini gösteriyordu. 1970'ler, Kayahan için bir hazırlık dönemi oldu. Henüz büyük başarıya ulaşmamış, henüz adı her eve girmemiş bir genç sanatçı olarak, sahnelerde çaldı, şarkılar yazdı, kendini geliştirdi. Bu yıllarda öğrendiği en önemli ders, sabırdı: müzikte kalıcı olmanın, hemen parlamaktan değil, doğru zamanı bekleyip ustalaşmaktan geçtiğini anladı. 'Yosun Gözlü Sevgilim', henüz fark edilmeyen bir başlangıçtı; ama her büyük yolculuk gibi, bir ilk adımdı.