1444 yılında, uzun ve yorucu seferlerden bitkin düşen Sultan II. Murad, beklenmedik bir karar aldı: tahtını henüz on iki yaşındaki oğlu Mehmed'e bıraktı. Böylece Mehmed, Osmanlı tarihinin en genç hükümdarlarından biri olarak ilk kez tahta çıktı. Murad ise saltanatı oğluna devredip Manisa'ya, dingin bir hayata çekildi. Ancak bu devir teslim, Avrupa'da büyük bir fırsat olarak görüldü. Bir çocuğun yönettiği Osmanlı Devleti'ni zayıf sanan Haçlı güçleri, Macar Kralı ve Erdel voyvodası Jân Hunyadi öncülüğünde büyük bir ordu topladı. Tehlike o kadar büyüktü ki, küçük sultanın yanındaki devlet adamları çaresiz kaldı. Veziriazam Çandarlı Halil Paşa'nın ısrarıyla, emekli sultan II. Murad orduya yeniden komuta etmek üzere çağrıldı. 10 Kasım 1444'te Varna'da yapılan büyük muharebede Osmanlı ordusu Haçlıları ağır bir yenilgiye uğrattı; Haçlı ordusunu yöneten Macar-Polonya kralı muharebe meydanında öldü. Bu zafer, genç Mehmed'in saltanatını fiilen kurtarmış oldu. Varna'dan sonra da gerginlik sürdü. Yeniçeriler arasında huzursuzluk başladı, devlet erkânı tecrübeli bir hükümdara duyulan ihtiyacı dile getirdi. Sonunda 1446'da II. Murad, oğlunun rızasıyla yeniden tahta çıktı; Mehmed bir kez daha Manisa'ya, şehzadeliğine döndü. İlk saltanatı kısa sürmüştü, ama Mehmed'e iktidarın hem cazibesini hem de kırılganlığını öğretmişti.