

Uzun yıllar süren savaşların ardından, 1479'da Osmanlı Devleti ile Venedik Cumhuriyeti arasında bir barış antlaşması imzalandı. Bu barışın hemen ardından Fatih, alışılmadık bir istekte bulundu: sarayında bir İtalyan ressamın bulunmasını ve kendi portresinin yapılmasını istedi. Venedik, bu diplomatik jesti memnuniyetle karşıladı. Venedik Senatosu, dönemin önde gelen ressamlarından Gentile Bellini'yi İstanbul'a gönderdi. Bellini, 1479'un sonundan itibaren yaklaşık iki yıl Osmanlı sarayında kaldı. Bu süre içinde padişahın ünlü yağlıboya portresini yaptı; tablonun bir köşesine 'Victor Orbis' yani 'Cihanın Fatihi' ifadesi işlendi. Fatih'in bu ilgisi tesadüf değildi. Latince ve Yunanca bilen, Roma ve İskender tarihini okuyan, Batı kültürüne meraklı bir hükümdardı. Sarayında İtalyan hümanistleri ağırladı, haritalar ve klasik metinler topladı, Doğu ile Batı'nın birikimini aynı çatı altında buluşturmak istedi. Bellini'nin İstanbul'da geçirdiği yıllar, Osmanlı ile Rönesans İtalya'sı arasında kurulan kültürel köprünün en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Aynı dönemde Osmanlı saray nakkaşı Sinan Bey de padişahın portresini yaptı; böylece Fatih, hem Batı hem Doğu resim geleneğinde ölümsüzleşen bir hükümdar oldu.