1980'lerin sonu, Cemal Süreya için yoğun ve ödüllü bir şiir dönemi oldu. 1984'te 'Uçurumda Açan' kitabını yayımlamıştı; 1988'de ise birbiri ardına iki kitap çıkardı: 'Sıcak Nal' ve 'Güz Bitigi'. Her iki kitap da Behçet Necatigil Şiir Ödülü'ne değer görüldü. 'Sıcak Nal' ve 'Güz Bitigi', şairin olgunluk döneminin en sevilen kitapları arasındadır. Bu kitaplarda Cemal Süreya'nın o tanıdık sesi — aşkın, kadının, bedenin, özlemin şairi — sürer; ama yanına yaşın getirdiği bir hüzün, bir muhasebe, ölüm düşüncesinin gölgesi eklenir. 'Güz Bitigi' adının kendisi bile bir sonbahar, bir olgunluk, bir veda havası taşır. Bu yıllarda Cemal Süreya, Türk şiirinin en saygın ve en sevilen yaşayan ustalarından biriydi. Genç şairler onu okuyarak yetişiyor, dizeleri elden ele dolaşıyordu. 'Sevda Sözleri' başlığı altında toplanacak bütün şiirleri, kuşaklar boyu okunacak bir hazineydi. Cemal Süreya'nın şiiri, İkinci Yeni'nin zor ve kapalı diliyle yola çıkmasına rağmen, hiçbir zaman okurdan kopmadı. Tam tersine: en zor dönemde bile, onun aşk şiirleri, sevenlerin birbirine fısıldadığı, defterlere yazdığı, ezberlediği dizeler oldu. 'Seviştik, kalmadı yapı / Yalnız bir kuş kaldı saçlarımda' türünden imgeleri, hem yenilikçi hem de doğrudan yüreğe ulaşan dizelerdi. Bu son verimli yıllar, Cemal Süreya'nın bir ömür boyu sürdürdüğü o dengeyi — yenilikçi olmakla sevilebilir olmayı bir arada tutmayı — taçlandırdı. O, modern Türk şiirinin hem en cesur hem de en okunan ustalarından biri olarak, hayatının son yıllarına girdi.