1969'da Apaşlar'dan ayrılan Cem Karaca, basçı Seyhan (Serhan) Karabay ile birlikte yeni bir grup kurdu: Kardaşlar. Bu grup, Karaca'nın müziğinde önemli bir dönüşümün başlangıcı oldu. Artık yalnızca aşk ve hasret şarkıları söyleyen bir yorumcu değil, toplumun derdiyle dertlenen, ezilenlerin sesini taşıyan bir sanatçı olma yolundaydı. Kardaşlar'la birlikte Karaca, 1970'te 'Dadaloğlu' adlı şarkıyı yorumladı. Anadolu'nun isyancı halk ozanı Dadaloğlu'nun deyişlerinden beslenen bu eser, hem büyük bir başarı kazandı hem de Karaca'nın siyasi-toplumsal yöneliminin habercisi oldu. Dadaloğlu'nun 'ferman padişahın, dağlar bizimdir' diyen isyankâr ruhu, Karaca'nın müziğine yeni bir damar açtı. 1970'lerin başı, Türkiye'de toplumsal hareketliliğin, gençlik eylemlerinin, siyasi kutuplaşmanın yoğunlaştığı yıllardı. Karaca, bu çalkantılı dönemde sanatını halktan yana, emekçiden yana konumlandırmayı seçti. Türkülerin yüzyıllık isyan geleneği ile rock'ın başkaldıran enerjisi onun elinde birleşti. Kardaşlar dönemi, Karaca'nın 'protest' kimliğinin belirginleştiği yıllardı. Kardaşlar, çeşitli 45'likler doldurdu, tiyatro müzikleri yaptı, sahneler dolaştı. Bu grupla Karaca, müziğinin hem sözünü hem de duruşunu olgunlaştırdı. Artık şarkıları yalnızca dinlenen değil, üzerinde düşünülen, bir mesaj taşıyan eserlerdi. Bu olgunlaşma, onu birkaç yıl içinde Anadolu rock'ın en güçlü, en cesur isimlerinden biri yapacaktı. Sırada, Moğollar'la kuracağı büyük ortaklık vardı.