1948 yılı, Cahit Arf'ın hem bilime kurumsal katkısının hem de aldığı takdirlerin bir simgesi oldu. Bu yıl, Türkiye'de matematiğin örgütlü bir topluluk olarak gelişmesi için Türk Matematik Derneği'nin kuruluşunda kurucu üyeler arasında yer aldı. Türk Matematik Derneği, matematikçileri bir araya getiren, bilimsel toplantılar düzenleyen, yayınlar yapan ve Türkiye'de matematik kültürünü yaygınlaştıran bir çatı olacaktı. Arf, bu derneğin yalnızca kurucusu değil, ileride iki ayrı dönemde başkanı olarak da uzun yıllar emek verdi. Onun için bilim, tek tek dehaların değil, bir topluluğun ortak emeğinin ürünüydü. Aynı dönemde Arf'ın bilimsel çalışmaları ulusal düzeyde de takdir gördü. 1948'de, dönemin en saygın bilim ödüllerinden biri olan İnönü Armağanı'na layık görüldü. Bu ödül, genç Cumhuriyet'in kendi yetiştirdiği bir bilim insanının uluslararası başarısını tescil eden önemli bir jestti. Arf'ın bu yıllardaki duruşu, onun bilim anlayışının özünü yansıtıyordu: Bilim, hem bireysel bir yaratıcılık hem de kurumsal bir dayanışma işiydi. Bir matematikçi yalnız çalışırken bile, kendinden önce gelenlerin ve kendinden sonra gelecek olanların bir halkasıydı. Türk Matematik Derneği'nin kuruluşundaki bu öncü rol, Arf'ın Türkiye'de bilim kurumlarını inşa etme çabasının yalnızca başlangıcıydı. Önümüzdeki yıllarda, çok daha büyük bir kurumun — TÜBİTAK'ın — temellerini atacaktı.