Barış Akarsu, hayata gözlerini Bodrum'da yummuştu; ama onun son yolculuğu, doğduğu topraklara doğruydu. Naaşı, dünyaya geldiği yer olan Amasra'ya getirildi. Karadeniz'in o küçük sahil kasabası, en sevdiği evladını karşılamak ve uğurlamak için yasa büründü. Amasra, Barış Akarsu için her zaman dünyanın merkeziydi. Çocukluğu orada geçmiş, ilk şarkılarını orada söylemiş, ilk albümüne kasabasının adını taşıyan bir parça koymuştu. 'Amasra' şarkısıyla bu küçük yeri bütün Türkiye'ye tanıtıp sevdiren genç sanatçı, şimdi sonsuz uykusuna o sevdiği kasabada yatacaktı. Doğduğu yer, aynı zamanda son durağı olmuştu. Cenaze töreni, kasabanın ve ülkenin dört bir yanından gelen sevenlerinin katılımıyla gerçekleşti. Hayranları, dostları, ailesi ve müzik dünyasından isimler, genç sanatçıyı son yolculuğuna uğurladı. Amasra'nın deniz havası, kalenin gölgesi, kasabanın o tanıdık sokakları — bir zamanlar onun çocukluğuna tanıklık etmiş bu yerler, şimdi onun vedasına tanıklık ediyordu. Barış Akarsu'nun doğduğu kasabaya defnedilmesi, hikâyesine hüzünlü ama anlamlı bir bütünlük kazandırdı. Amasra'da başlamış olan hayat, Amasra'da tamamlanıyordu. O günden sonra kasaba, sanatçının anısını yaşatan bir yer hâline geldi; mezarı, sevenlerinin ziyaret ettiği, çiçek bıraktığı, şarkılarını söylediği bir buluşma noktası oldu. Amasra, evladını geri almıştı.