
1936 yılının sonlarında Sabiha Gökçen, Eskişehir'deki Tayyare Mektebi'ne — askerî havacılık okuluna — kabul edildi. Bu, alışılmadık bir durumdu: o dönem kız öğrenciler askerî okullara alınmıyordu. Sabiha için özel bir düzenleme yapıldı; kendisine özel bir üniforma dikildi ve eğitimi sırasında ilkokul öğretmeni Nüveyre Uyguç ona refakat etti. Eskişehir'deki program yaklaşık on bir ay sürdü ve son derece zorluydu. Askerî havacılığın temel ve ileri eğitim aşamalarını kapsıyordu: savaş manevraları, taarruz uçuşları, bombardıman teknikleri, askerî navigasyon. Sabiha, erkek subay adaylarıyla aynı standartlarda ölçülüyor, hiçbir ayrıcalık beklemeden aynı sınavlardan geçiyordu. Bu eğitim, Sabiha'nın yalnızca teknik becerilerini değil, dayanıklılığını da sınadı. Askerî disiplin, uzun uçuş saatleri, sürekli değerlendirilmenin yarattığı baskı — bunların hepsi genç bir kadın için ağır bir yüktü. Ancak Sabiha, kararlılığı ve yeteneğiyle eğitmenlerinin saygısını kazandı. Eskişehir Tayyare Mektebi, Sabiha'nın sivil havacıdan askerî pilota dönüşümünün eşiğiydi. Buradaki aylar, onu Türk havacılık tarihinde benzeri olmayan bir konuma — ülkenin ilk kadın askerî pilotu olma noktasına — taşıyacaktı. Eğitimin sonunda kazanacağı bröve, bu dönüşümün resmî mührü olacaktı.