1949'da Orhan Veli, 'Karşı' adlı şiir kitabını yayımladı. Bu, onun sağlığında çıkan son şiir kitaplarından biriydi ve şairin olgunluk dönemini temsil ediyordu. 'Vazgeçemediğim', 'Destan Gibi', 'Yenisi' ve 'Karşı' birlikte, Garip akımının ilk çıkışının çok ötesine geçmiş bir şiir dünyasını ortaya koyuyordu. Bu dönemin Orhan Veli'si, artık yalnızca eski şiire karşı savaşan bir yenilikçi değildi. Garip'in getirdiği özgürlüğü, gündelik dilin sıcaklığını ve mizahını korurken; bunlara özlem, yalnızlık, sevgi, ölüm düşüncesi ve hayata dair derin bir dokunaklılık ekledi. Şiiri sadeliğini hiç bozmadan derinleşmişti. Orhan Veli'nin şiirleri kısacıktı; çoğu birkaç dizeden, kimi yalnızca tek bir dizeden ibaretti. Ama bu kısalık, bir yoksunluk değil, bir ustalıktı. Gereksiz her şeyi atıp geriye yalnızca özü bırakmak — bu, ancak büyük bir işçilikle yapılabilirdi. 'Bütün güzel kadınlar gibi / Bu da senin tabii hakkın' diyebilen bir şair, az sözle çok şey söylemenin sırrını bulmuştu. Bu yıllarda Orhan Veli, geçimini çeviriyle, gazete yazılarıyla ve dergicilikle sağlamaya çalışan, hiç zengin olmamış, çoğu zaman maddi sıkıntı içinde yaşamış bir şairdi. Ama şiiri, kendi kuşağı içinde giderek daha çok seviliyor, daha çok okunuyordu. Hayatının son yılına girerken, Türk şiirini değiştirmiş bir isim olarak, henüz otuz beş yaşındaydı.