Müslüm Gürses konserleri, Türkiye müzik tarihinin en sıra dışı toplumsal olaylarından birine sahne oldu. Sanatçının yoğun duygulu yorumları sırasında, kimi hayranlar coşkunun ve kederin doruğunda kendilerini jiletle yaralıyordu. Bu 'jiletleme' davranışı, bir gösteri ya da reklam değildi; dinleyicilerin Müslüm Baba'nın şarkılarıyla kurduğu olağanüstü yoğun duygusal bağın uç bir ifadesiydi. Acıyı bedende somutlaştırma biçiminde beliren bu olgu, hem şaşkınlık hem endişe yarattı. 1990'ların sonlarına doğru bu fenomen, sosyologların ve üniversite araştırmacılarının ilgisini çekti. Müslüm Gürses hayranlığı, arabesk müziğin toplumsal anlamı üzerine akademik çalışmalara, makalelere konu oldu. Müslüm Gürses'in kendisi bu davranışı asla teşvik etmedi; aksine dinleyicilerinin kendilerine zarar vermemesini diledi. Ama bu olay, onun sanatının insanların iç dünyasına ne kadar derinden dokunduğunun çarpıcı bir göstergesiydi. Jiletleme fenomeni zamanla, Müslüm Gürses efsanesinin en çok konuşulan, en tartışmalı boyutlarından biri olarak müzik tarihine geçti. Bu, bir sanatçının dinleyicisiyle kurabileceği bağın ne kadar güçlü olabileceğinin de bir kanıtıydı.