1980'lerde arabesk ve fantezi müziğinin yükselişiyle birlikte gazinolar, Türkiye'nin en canlı eğlence mekânlarıydı. Müslüm Gürses de bu sahnelerin başköşesindeydi. Ferdi Tayfur, Gülden Karaböcek, İbrahim Tatlıses gibi isimlerle birlikte Müslüm Gürses, gazino kültürünün en aranan sanatçılarından biri oldu. Büyük şehirlerin gazinolarında, sahnesi günler öncesinden dolan programlar verdi. Gazino sahnesi, Müslüm Gürses'in dinleyiciyle yüz yüze, en çıplak hâliyle buluştuğu yerdi. Burada şarkı söylemek bir gösteriden çok bir paylaşımdı; sanatçı ile dinleyici arasındaki o duygusal bağ, gazinonun loş ışığında en yoğun hâline ulaşıyordu. Bu dönemde Müslüm Gürses'in repertuvarı da olgunlaştı. 'İtirazım Var' gibi, sonradan klasikleşecek 'damar' şarkılar bu yılların ürünüydü; hayata, kadere ve haksızlığa karşı bir 'itiraz' olarak dinleyicinin diline dolandı. Gazino yılları, Müslüm Gürses'in hem maddi hem manevi olarak en üretken dönemlerinden biriydi. Sahne onun evi, dinleyici ise ailesiydi.