2000'li yıllar, Müslüm Gürses'in dinleyici kitlesinin beklenmedik biçimde genişlediği yıllar oldu. Arabeskin 'baba'sı, artık üniversiteli gençlerin, rock dinleyicilerinin ve entelektüel çevrelerin de ilgisini çekiyordu. Bu dönemde Müslüm Gürses, geleneksel gazino sahnelerinin dışına çıkarak büyük açık hava konserlerinde ve festivallerde sahne aldı. Genç bir kuşak, onu kendi müzikal dünyasına dahil etti; Müslüm Baba'nın şarkıları yeni nesil için bir keşif oldu. Gençlerin Müslüm Gürses'e yaklaşımı, eski hayran kitlesininkinden farklı ama aynı ölçüde içtendi. Onun yorumundaki dürüstlüğü, sahnedeki ağırbaşlı duruşunu ve sesindeki o kendine has tınıyı sevdiler. Bu buluşma, arabesk müziğin uzun süredir maruz kaldığı kültürel önyargıların da bir ölçüde kırılması anlamına geliyordu. Müslüm Gürses, kuşaklar ve kültürel dünyalar arasında bir köprü hâline geldi. Farklı dinleyici gruplarını aynı sahne önünde buluşturabilmek, Müslüm Gürses'in sanatçı kimliğinin ne kadar kapsayıcı olduğunu gösteriyordu. Sıradaki büyük adım, bu köprüyü daha da sağlamlaştıracaktı.