2004'te Murat Göğebakan, adını taşıyan 'Yaralı' albümünü yayımladı. Bu albüm ve özellikle başlık şarkısı 'Yaralı', onun sanatının en yürek yakan, en derinden gelen örneklerinden biri oldu; yıllar içinde milyonlarca insanın gönlüne dokundu. 'Yaralı', adından başlayarak bir acının, bir kırgınlığın, bir derin yaranın şarkısıdır. Murat Göğebakan bu şarkıyı söylerken, sesindeki o titreşim, o tok ama hüzünlü ton, dinleyeni doğrudan kendi yaralarıyla yüzleştirir. O, acıyı saklamayan, tam tersine onu dürüstçe söze döken bir sanatçıydı. Bu dürüstlük, onun müziğinin en güçlü yanıydı; insanlar onun sesinde kendi hayatlarının sesini buluyordu. Murat Göğebakan'ın bu dönemdeki şarkıları, arabeskin acıyı kabullenen olgunluğu ile Anadolu rock'ın isyankâr enerjisini bir arada barındırıyordu. 'Yaralı' da bu birleşimin güzel bir örneğiydi: hem teslim olmuş bir hüzün hem de bu hüznü haykıran bir güç vardı içinde. Bu çift katmanlı duygu, dinleyiciyi hem teselli ediyor hem de yüreğini sarsıyordu. Yıllar geçtikçe 'Yaralı', Murat Göğebakan'ın en çok dinlenen şarkılarından biri hâline geldi; dijital platformlarda on milyonlarca kez çalındı, yeni kuşaklar tarafından keşfedildi. Şarkının bu kalıcılığı, Murat'ın bir dönemin değil, zamana direnen bir sesin sahibi olduğunu gösterdi. Acıyı bu kadar içtenlikle söyleyebilmek, onu dinleyenleri kendi acılarıyla yalnız bırakmamak — işte bu, Murat Göğebakan'ın sanatının kalbiydi.