2002 yılı, Murat Göğebakan'ın kariyerinin zirve noktalarından biri oldu. O yıl yayımladığı 'Ay Yüzlüm' albümü, hem dinleyiciden hem de müzik camiasından büyük bir karşılık buldu ve MÜYAP'ın (Türkiye Müzik Yapımcıları Meslek Birliği) 'En Çok Satan Albüm' ödülüne layık görüldü. Albümün adını taşıyan 'Ay Yüzlüm' şarkısı, Murat Göğebakan'ın en sevilen eserlerinden biri oldu. Sevgiliye duyulan hayranlığı, onun güzelliğini bir aya benzeten bu şarkı, sıcak ve içten yorumuyla geniş kitlelere ulaştı. Aynı albümdeki 'Vazgeçilmiyor' ve 'Namus Belası' gibi şarkılar da büyük beğeni topladı; her biri, Murat'ın sevda, ayrılık ve tutku temalarını kendine has yürekliliğiyle işleme biçiminin örnekleriydi. Bu dönemde Murat Göğebakan artık Türkiye'nin dört bir yanında konserler veren, salonları dolduran, televizyon programlarında ağırlanan bir sanatçıydı. Anadolu rock camiası içinde ona 'ağabey' deniyordu; kendisi ise sevgi dolu kişiliğini anlatan 'sevgi adamı' lakabını benimsemişti. Bu lakap, onun sanatının ve insan ilişkilerinin merkezindeki şeyi özetliyordu: sevgi. 'Ay Yüzlüm' albümünün başarısı, Murat Göğebakan'ın yükseliş döneminin doruk noktasıydı. İlk albümle açtığı yolu, üst üste gelen başarılı çalışmalarla genişletmiş, kendini Türk müziğinin önemli isimleri arasına yazdırmıştı. Adana'dan İstanbul'a uzanan yolculuk, artık tartışmasız bir başarı hikâyesine dönüşmüştü. Ama hayat, bu parlak tablonun yanına ileride çok daha zorlu sayfalar da ekleyecekti.