1938'de Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünün ardından Türkiye'nin siyasi ikliminde bir yumuşama yaşandı. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü döneminde, yıllardır sürgünde olan Halide Edib ve Adnan Adıvar için yurda dönüşün yolu açıldı. 1939'da çift, on dört yıllık ayrılığın ardından İstanbul'a geri döndü. Halide Edib'in dönüşü, onun için yeni bir hayatın başlangıcı oldu. İsmet İnönü'nün desteğiyle, 1940'ta İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde İngiliz Filolojisi (İngiliz Dili ve Edebiyatı) bölümünü kurmakla görevlendirildi. Üsküdar Amerikan Kız Koleji'nde öğrendiği İngilizce, yarım yüzyıl sonra bir akademik kürsünün temeli oluyordu. Halide Edib, kurduğu bu bölümün başkanlığını yaklaşık on yıl boyunca yürüttü. Yeni bir İngiliz edebiyatı uzmanları kuşağını yetiştirdi; Shakespeare üzerine, İngiliz romanı üzerine dersler verdi, çeviriler ve incelemeler yaptı. Cephede onbaşı, salonda hatip olan kadın, şimdi de bir üniversite hocasıydı. Bu dönemde yazmayı da hiç bırakmadı. Romanları, anıları, edebiyat ve toplum üzerine incelemeleri art arda yayımlandı. Halide Edib, Türk kültür hayatının yaşayan en büyük isimlerinden biri olarak, yeni kuşaklara hem kitaplarıyla hem de kürsüsüyle yol gösteriyordu.