1987'de, sürgünden dönüşünün hemen ardından Cem Karaca, kariyerinin en önemli albümlerinden birini yayımladı: 'Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar'. Albümün adı, başlı başına bir manifestoydu; hem o sırada genç olanlara hem de yürekleri hep genç kalanlara, yani Karaca'yı yıllardır seven herkese uzatılmış sıcacık bir el. Bu albüm, Karaca'nın yedi yıllık suskunluğunu sona erdiren çalışmaydı. Sürgün yıllarının ardından sanatçı, yeniden Türk müzik sahnesinin merkezine yerleşiyordu. Albüm, hem nostaljiyi hem de yeni bir başlangıcı taşıyordu; Karaca'nın o tanıdık gür sesi, yeni düzenlemeler, yeni şarkılarla yeniden dinleyiciyle buluşuyordu. 'Merhaba Gençler', büyük ilgi gördü ve Karaca'nın en etkili çalışmalarından biri olarak anıldı. Albüm, sanatçının yalnızca eski hayranlarına değil, 1980'lerin yeni kuşağına da ulaşmasını sağladı. Sürgünde geçen yıllar, Karaca'yı yıpratmış olabilirdi; ama bu albüm, onun hâlâ üretken, hâlâ güçlü, hâlâ söyleyecek sözü olan bir sanatçı olduğunu kanıtladı. Bu albümle birlikte Cem Karaca, ikinci bir bahar yaşadı. Dönüşün acısını, gurbetin yorgunluğunu geride bırakarak, yeniden sahnelere, plaklara, radyolara döndü. 'Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar', yalnızca bir müzik albümü değil, bir sanatçının küllerinden yeniden doğuşunun belgesiydi. Karaca, memleketine dönmüş ve yeniden, hem de güçlü bir şekilde, söze başlamıştı.