

Cahit Arf'ın ölümünden on iki yıl sonra, Türkiye onun hatırasını her gün milyonlarca elin değdiği bir nesneye taşıdı. 1 Ocak 2009'da tedavüle giren yeni 10 Türk Lirası banknotunun arka yüzüne, Cahit Arf'ın portresi yerleştirildi. Banknotun üzerinde yalnızca Arf'ın yüzü değil, aynı zamanda onun matematiğe armağan ettiği o soyut nesne — Arf değişmezinin formülü — de yer aldı. Böylece sıradan bir kâğıt para, bir matematik buluşunu cebine taşıyan bir kültürel simgeye dönüştü. Türkiye, bir matematikçiyi ulusal hafızasının görünür bir parçası yapmıştı. Bu jest, Arf'ın hayatı boyunca savunduğu bir fikrin sembolik bir karşılığı gibiydi. O, bilimin günlük hayattan kopuk, elitlere ait bir uğraş olmamasını isterdi. Şimdi, onun formülü bir pazardaki alışverişte, bir öğrencinin harçlığında, bir işçinin yevmiyesinde elden ele dolaşıyordu. Banknot, aynı zamanda öğretmenler için de bir araca dönüştü. Türkiye'nin pek çok matematik sınıfında öğretmenler, cüzdanlarından bir 10 liralık çıkarıp 'işte bu adam ve yanındaki formül' diyerek Arf'ı anlatmaya başladı. Soyut bir matematik kahramanı, böylece somut bir biçimde gençlerle buluştu. Arf, kendini matematikte ölümsüz hissettiğini söylemişti. Ölümünden yıllar sonra, adı bir teoreme, bir değişmeze ve bir ulusun parasına kazınmış olarak, bu ölümsüzlük artık yalnızca bir duygu değil, görünür bir gerçekti. Selanik'te doğan göçmen çocuk, Türkiye'nin ortak hafızasında kalıcı bir yer edinmişti.