1980'lerin sonlarına doğru Bergen, üretken bir dönem yaşadı. 'Acıların Kadını'nın getirdiği başarının ardından birbiri ardına yeni albümler çıkardı; 'Onu Da Yak Tanrım', 'Sevgimin Bedeli', 'İstemiyorum' ve son albümü 'Yıllar Affetmez' bu dönemin kayıtları arasındaydı. Bu albümlerin adları bile, Bergen'in hem sanatının hem de hayatının duygusal yükünü yansıtıyordu. 'İstemiyorum', 'Yıllar Affetmez' gibi başlıklar, bir reddedişi, bir sınır çekişi, yaşanan haksızlıkları unutmama kararlılığını içeriyordu. Bergen'in sesi bu şarkılarda hem hüzünlü hem de dirençliydi. Bu yıllarda Bergen, bir yandan yoğun bir şekilde çalışıyor, kayıt yapıyor, sahne alıyordu; diğer yandan özel hayatındaki ağır baskı sürüyordu. Sanatçı olarak yükseldikçe, hayatındaki tehditler de azalmıyordu. Bergen, kariyerinin en verimli döneminde bile, güvenliğini ve huzurunu tehdit eden bir gölgenin altında yaşadı. Bu dönem, Bergen'in iki cephede birden mücadele ettiği bir zaman dilimiydi: sahnede sanatını sürdürmek ve hayatında kendine bir alan, bir güvenlik kurmak. O, yaşadığı her şeye rağmen çalışmaya, üretmeye, seyircisinin karşısına çıkmaya devam etti. Bu kararlılık, onun sanatçı kimliğinin ne kadar köklü olduğunu gösteriyordu. Ama hayatına düşen gölge, ne yazık ki, dağılmadı.