1970, Barış Manço'nun hayatının dönüm noktası oldu. Bu yıl, yabancı müzisyenlerle yeniden bir araya gelerek 'Barış Manço Ve...' adlı bir kadro kurdu ve hayatının ilk büyük hit şarkısını kaydetti: 'Dağlar Dağlar'. Ellerimle büyüttüğüm bir çiçeği anlatan, hasretin ve kavuşamamanın acısını işleyen bu şarkı, çıktığı anda büyük bir yankı uyandırdı. 'Dağlar Dağlar', Anadolu'nun türkü geleneğini, halk şiirinin lirizmini modern bir rock düzenlemesiyle buluşturuyordu. Şarkının duygusal sözleri, akılda kalan melodisi ve Manço'nun içten yorumu, onu hem Türkiye'de hem de Belçika'da büyük bir başarıya ulaştırdı. Plak yedi yüz binin üzerinde sattı — o dönem için olağanüstü bir rakam. Barış Manço artık bir yıldızdı. Bu şarkının başarısı, yalnızca Manço'nun kişisel kariyeri açısından değil, Türk müziği açısından da bir kilometre taşıydı. 'Dağlar Dağlar', Anadolu rock'ın geniş kitlelere ulaşabileceğini, türkü ile rock'ın evliliğinin bir avangart deney değil, bir halk müziği olabileceğini kanıtladı. Manço'nun yıllar önce Harmoniler'le attığı tohum, şimdi tam anlamıyla filizlenmişti. 'Dağlar Dağlar' ile birlikte Barış Manço, Türk müzik sahnesinin merkezine yerleşti. Uzun saçları, gür bıyığı, kocaman gümüş yüzükleri ve şiir gibi sözleriyle, kendine has bir kişilik olarak belleklere kazındı. Bu büyük çıkışın ardından yapması gereken tek bir şey kalmıştı: ömrü boyunca yanında olacak, onunla özdeşleşecek bir grup kurmak. O grubun adı, çok geçmeden, Kurtalan Ekspres olacaktı.