
1988, Barış Manço'nun hayatına yeni bir boyut kattı. O yıl, hazırladığı 'Bir 7'den Bir 77'ye' adlı televizyon programını TRT yönetimine kabul ettirdi. Program, 1988'den 1998'e kadar on yıl boyunca, her pazar sabahı TRT 1'de yayımlandı; sonraki yıllarda farklı kanallarda da ekrana geldi. Bu program, Manço'yu yalnızca bir müzisyen olmaktan çıkarıp bütün bir ülkenin pazar sabahlarının vazgeçilmez konuğu yaptı. Programın adı, Manço'nun hayat felsefesini özetliyordu: yedi yaşındaki bir çocuktan yetmiş yedi yaşındaki bir dedeye, herkese hitap etmek. Gerçekten de program her yaştan insanı ekran başına topladı. İçinde dünya gezileri, farklı kültürlerin tanıtımı, müzik, söyleşiler ve çocuklara yönelik 'Adam Olacak Çocuk' gibi bölümler vardı. Manço, ekranda da sahnedeki gibiydi: ölçülü, güler yüzlü, hep öğreten, hep birleştiren. Program aracılığıyla Barış Manço dünyayı gezdi; çekimler için neredeyse 150 ülkeye gitti. Her gittiği yerin kültürünü, mutfağını, insanını Türk izleyiciye tanıttı; aynı zamanda Türkiye'yi de gittiği ülkelere anlattı. Henüz çoğu insanın yurt dışını görmediği bir dönemde Manço, ekranlardan bütün bir ülkeye dünyayı açtı. Çocuklar onun anlattığı uzak diyarları hayal ederek büyüdü. 'Bir 7'den Bir 77'ye', Türk televizyon tarihinin en sevilen, en uzun ömürlü ve en saygın programlarından biri oldu. Manço bu programla, bir 'yıldız' olmanın ötesine geçti; bir öğretmen, bir rehber, bir aile büyüğü gibi sevildi. Pazar sabahları, milyonlarca evde, onun o sıcak sesi ve geniş dünyası bütün bir aileyi ekran başında birleştirdi.