

Sait Faik'in ölümünden sonra annesi Makbule Abasıyanık, oğlunun edebî mirasını korumak için olağanüstü bir karar verdi. Sait Faik'in kitaplarının telif haklarını, uzun yıllar yaşadığı Şişli'deki Kırağı Sokak'taki evi, başka gayrimenkullerini ve en önemlisi Burgazada'daki köşkü Darüşşafaka Cemiyeti'ne bağışladı. Bağışın bir şartı vardı: Burgazada'daki köşk, Sait Faik Abasıyanık Müzesi'ne dönüştürülecekti. 8 Kasım 1959'da müze resmen ziyarete açıldı. Böylece yazarın bir zamanlar yaşadığı, yazdığı, balıkçı dostlarını ağırladığı ev, onun anısını yaşatan bir mekâna dönüştü. Bugün müzede Sait Faik'in eşyaları, kitapları, el yazıları, fotoğrafları, kişisel belgeleri ve nüfus cüzdanı gibi hatıraları sergilenir. Burgazada'nın çamları arasındaki bu ev, edebiyatseverler için bir hac yeri gibidir; yazarın hayatına bizzat dokunmanın mümkün olduğu nadir yerlerden biridir. Burgazada, ölümünden sonra da Sait Faik'i sahiplenmeyi sürdürdü. Adada onun adını taşıyan bir orman vardır; kıyısına bir heykeli dikilmiştir. 'Adalı öykücü', sevdiği adaya sonsuza dek mâl oldu. Müze, onun edebiyatının doğduğu coğrafyada, hâlâ ayakta durarak yeni kuşaklara o sıcak, insan sevgisiyle dolu sesi fısıldamayı sürdürüyor.