2000'lerin sonu ve 2010'ların başında Müslüm Gürses, artık yaşayan bir efsane olarak kabul ediliyordu. Kariyeri, kırk yılı aşkın bir süreyi, yüzlerce şarkıyı ve onlarca filmi kapsıyordu. Bu dönemde Müslüm Gürses, hem klasikleşmiş şarkılarını hem de yeni nesil sanatçıların eserlerini yorumlamayı sürdürdü. Genç müzisyenlerle kurduğu bağ, düetler ve ortak projeler aracılığıyla devam etti; onun sesi, kuşaklar arasında dolaşmaya devam ediyordu. Televizyon programlarına, konserlere katıldı; her sahneye çıktığında dinleyicileri onu aynı saygı ve sevgiyle karşıladı. 'Müslüm Baba' lakabı, artık bir sanatçıdan çok bir kültürel kuruma işaret ediyordu. Ancak yıllar içinde geçirdiği kazaların ve yorucu sahne hayatının izleri sağlığında belirginleşmeye başlamıştı. 1978'deki kazadan kalan kalıcı hasarlar, kalp ve diğer sağlık sorunlarıyla birleşince sanatçının bedeni yorulmuştu. Yine de Müslüm Gürses, son yıllarına kadar sahneden ve dinleyicisinden kopmadı. Onun için sahne, hayatın kendisiydi.