2004 yılının Mart ayında, Barış Akarsu'nun hayatının akışını değiştirecek bir karar alındı. Arkadaşlarının teşvikiyle, ATV kanalında yayımlanan müzik yarışması 'Akademi Türkiye'ye katılmaya karar verdi. Yıllarca barların sahnesinde çalmış, gurbette pişmiş bu genç müzisyen için bu, sonunda bütün Türkiye'nin önüne çıkma fırsatıydı. 'Akademi Türkiye', dönemin popüler müzik yarışmalarından biriydi. Yarışmaya katılan gençler, haftalarca süren elemelerde sahne alıyor, jürinin ve seyircinin değerlendirmesiyle eleniyor ya da bir üst tura kalıyordu. Yarışmanın sunuculuğunu Öykü Serter yapıyor, jüride Meral Okay ve Reha Muhtar gibi tanınmış isimler yer alıyordu. Barış Akarsu, bu yarışmaya kendi kimliğiyle, kendi müziğiyle çıktı. Pek çok yarışmacı popüler şarkılara yönelirken o, rock ve Anadolu rock parçalarını seçti. Gür, hırçın, içten sesiyle, sahnedeki o doğal enerjisiyle dikkatleri hemen üzerine çekti. Yıllarca bar sahnelerinde edindiği tecrübe, şimdi milyonların önünde meyvesini veriyordu. O, ekrandaki diğer yarışmacılardan farklıydı — bir 'rock'çı' olarak duruyordu. Haftalar geçtikçe Akarsu yükseldi. Seyirci, onun samimiyetine, sesindeki o özgün renge bağlandı. Amasra'lı, gurbette yıllarını vermiş bu genç müzisyen, ekran başındaki milyonlar için bir 'bizden biri' hâline geldi. Yarışma finale doğru ilerlerken, Barış Akarsu artık adı dilden dile dolaşan bir isimdi. Hayatının en büyük dönüm noktası, çok yakındı.