Murat Göğebakan'ın hastalığı, 2009'daki teşhisin ardından inişli çıkışlı bir seyir izledi. Tedavinin olumlu sonuç verdiği, hastalığın kontrol altına alındığı dönemler oldu; ama 2013'e gelindiğinde hastalık yeniden ağırlaştı. Bu, hem sanatçı hem de onu seven milyonlarca insan için zorlu bir dönemin başlangıcıydı. Lösemi, sinsi ve yorucu bir hastalıktır; iyileşme ile nüksetme arasında uzun bir mücadele ister. Murat Göğebakan bu mücadeleyi yıllarca, büyük bir sabır ve onurla sürdürdü. Hastalığın ağırlaştığı dönemlerde tedavisi yoğunlaştı, hastane günleri arttı; ama o, bu süreçte bile sevenleriyle bağını koparmadı, umudunu yitirmedi. Bu yıllarda Murat Göğebakan'ın hastalığı kamuoyunun da yakından takip ettiği bir konu oldu. Sevenleri onun sağlığıyla ilgili her habere büyük bir hassasiyetle yöneldi; iyileşme haberlerine sevindi, kötü haberlerle üzüldü. Bir sanatçının hastalığı, böylece koca bir kitlenin ortak bir endişesine, ortak bir dileğine dönüştü. İnsanlar onun için dua etti, onun iyileşmesini bekledi. Murat Göğebakan, mücadelenin en zorlu günlerinde bile karakterindeki o özelliği — sevgiyi ve umudu — korumaya çalıştı. O, kendi acısını bir yük gibi başkalarının üzerine yıkmadı; aksine, çevresine güç vermeye, moral olmaya çalıştı. Bu duruş, hastalığının trajik gerçekliğini değiştirmedi; ama onun nasıl bir insan olduğunu, sevenlerinin gönlüne bir kez daha kazıdı. Ağırlaşan günlerde bile o, bir 'sevgi adamı' olarak kaldı.